NİCİNBOYLE

Cumhuriyetimizin 100.Yıldönümü

...nü kutlamak üzre,,,şimdiden hazırlanıyorum.

Güzelim Türkiyemizin yaratıcısı Mustafa Kemal Atatürk'ü her geçen yıl artan saygıyla anıyorum.



Bu yazımı arşivimde 29 Ekim 2008 olarak tarihliyorum.

Sevgilerimle.

Yorum (3) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Kadının Fendi Erkeği Yener,Erkek Döver,Kesip,Biçer,Kadın Sever,D

Hasta acil serviste. Aile, bekleme odasinda . Servisten yorgun ve mutsuz bakisli bir doktor çikiyor 'Tek yasam sansi var o da beyin nakli. Boyle bir ameliyati ilk olarak deneyecegiz, masraflar hastanin ailesine ait.'Aile, saskin, yorgun, caresiz... Aralarindan biri 'Peki 
ama fiyat nedir?' diyor. Degisir diyor cerrah. 'erkek beyni kullanirsak 5000 Euro , kadin beyni kullanirsak 200 euro' Uzun bir sessizlik çokuyor Beyler gulmemeye çalisiyorlar. 
Kadinlarla gozgoze gelmekten kaçiyorlar.  aralarindan biri merakini yenemeyip sorar, 'peki doktor bu fiyat farkinin nedeni ?' Cerrah gulumser.'Eh tabi' der, 'kadin beyinleri ucuz oluyor cunku akillarini kullanacak bir ortam bulamiyorlar..  Erkek beyni ise sifir km arabalar gibi pahali oluyor.'  …………………………………………………………….

 

dikkat edin,tarih boyunca  Turkiyemiz dahil dunyanin basina b.k sardıran isimler erkek cinsine ait,,,,arada  Condolezza Rice gibi,Palin gibi, Tansu Ciller gibi robotumsular,andavallar

 ya da androjen tipte doğmuş erkek fatmalar

ya da canli bomba ya da terorist olanlar gibi uyusturucu ile kafadan sakatlanmis olan  kadinlar var  

ama onlarin beyinleri baştan hukumsuz

 

,,bu dunyanin basina ne bela geldiyse ne yazik erkek beyninden geliyor

 

dememek namumkun

 

bizim erkek arkadaslarimiz istisnadirlar, kaideyi bozmazlar

 

ama nasil ki kapitalizm zorunlu sekil degistirmek asamasina geldiyse

erkek egemen kultur de er gec ana erkil duzenle el  degistirecektir ,,

 

Adı bizim topraklarımızın=ANADOLU

Bunun bir anlami olmali:

Ana erkil donemler  gozden gecirmeli

 

Millet meclisinde kadın sayısının egemen kilinmasi , millet vekilliginin mumkun oldugunca kadınlara has bir gorev haline gelmesi gerekli ,,kadın anadır,anactır,tabiatı itibariyla oldurmeye,savaslara Hayir der,,,kadın paragoz değildir,tasarrufu bilir,,evlat ayird etmez,,tum sevgisini tum evlatlarına esit dagitir,,,evi ve evlatlari icin yoktan var eder,,,kendi yemez,,evlatlarina yedirir,,,sacini supurge yapar kadin; sirf  muruvvetlerini gorebilsin diye,,,bu yuzden ana kutsaldır,,,ana gerekirse bes iste çalisir,,,eve gelir evde de calisir,,,yemez icmez,,evlatlarina yedirir,,bu yuzden ana kutsaldir

 

Bu yuzden milletin meclisinde;milletin evinde, cogunluk kadınlar soz sahibi olmalıdır,

tum parti baskanlari kadin olmalidir diyorum

 

En radikal bakisi sundum,

Pozitif ayrımcilikla kadın vekil sayisi artirilmak hedeflenmisti,,,yetmez!

Dunya kadinlarin yonetiminde olursa,savaslar olmaz,,,ekonomide

adaletsizlik olmaz,,cocuklar rahat nefes alir.

 

Gibi….

Yorum (5) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Dillerin Kardeşliği

kürt sorunu yok,insan hakları ve konuya yaklaşım sorunu,konumlama sorunu var;

sorunun adını koymakta çok geç kalıp, çok da zorlandı bizim intellijensiyamız ama öyle bir adlandırdı ki,bu adlandırma ile kürt kökenli ve kürt vatandaşlarımıza aslında iyilik yapmadı...

Sorunun iki ana başlığı vardı:

1)… insanın kendi kültürünün eğitimini alamaması sorunu

2)…sosyoekonomik açıdan ayrışım sorunu….

İnsanları hayvanlardan ayrıştıran en önemli özellik  dil bazlı iletişim olduğu  ve dil de insan kültürünün devamlılığı için gerek şart olduğu için dil sorunu ön plandaydı; ve biliriz ki tüm literatürlere göre '' bir dil,bir insandır''  .....,misal Lübnanlılar hayran olunasıdırlar,,ingilizce,arapça,farsça ve fransızcayı sular seller gibi konuşurlar,çoğu ispanyolcaya da hakimdir,yanlarında insan kendini eksik hisseder,eksik kalir yanlarinda, ezici çoğunluğumuz,,,,

Anadolu topraklarımızın barındırdığı engin kültür hazinemizden ne kadar uzak yaşıyoruz,farkında mıyızdır?
ve bilir miyiz ki herhangi bir çocuğa,ilk 7 yaşına kadar istenilen sayıda dil öğretilebilir;
diyelim ki anne fransız,baba alman,,,
çocukla annesi sadece fransızca,babası ise sadece almanca konuşursa, çocuk 2 dili birden aynı anda rahatlıkla konuşabilir ,,diyelim ki bu esnada  Amerika'da yaşıyorlarsa, çocuk  ingilizceyi de öğrenmiş olur,üç yaşındaki çocuk üç dil birden rahatça konuşabilir...ve misal vasat bir üniversiteyi bitiren bu genç vasat bir eğitimle en az beş dil konuşuyor olabilir.

Cumhuriyet'imizin ilk dönemindeki eğitim-kültür politikasını doğru buluyorum...Çünkü içinde damla su kalmamış, ateşte unutulup kavrulmuş tencere gibiydi Türkiyemiz...Acil bir bütünsellik adına gerekliydi  standart eğitim sistemi ama Mustafa Kemal Atatürk dememiş miydi ki

'' size dogmalar değil,bilimsel düşünceyi  miras bırakıyorum,Türkiye'yi ileri götürecek olan akıl ve siz gençlersiniz’’,,,,

Mustafa Kemal Atatürk statik bir yapı,,statukocu bir miras bırakmadığının altını çizmişti.Buradan hareketle bizim de geçmişimizle hesaplaşma sürecini aşmış olmamız,sosyokültürel   bakışımızı, eğitim politikamızı, zamanın ve insanımızın ihtiyaçlarına göre revize etmiş olmamız gerekmiyor muydu çoktan?

Bizim yaptığımız ise  gökkonuksal avrat hostes öztürkçesine sarılarak tüm geçmiş kültürlerimize kendimizi tamamen yabancılaştırmak değil miydi? Ben örneğin Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın da sadece Türkçe sözcükler kullanmak misyonuyla kendi şiirinin şiirselliğinden çok şey yitirdiğini ve engin kültüründen ve kişisel tarihinden bizleri mahrum bıraktığını düşünürüm hep. Ne kadar çok dil bilseydik,ufkumuz  o kadar artardı,,ne kadar farklı bir sosyokültürel konumda olurduk milletçe,hayal edebiliyor musunuz? Ama engin bilgisine saygı duyduğum  İlber Ortaylı bu hayali gereksiz bulabilir,multilingual olmanın filologlar dışında sade vatandaş için lüzumsuz olduğunu düşünebilir,,şahsen katılamıyorum bu yaklaşıma,hele ki dil öğreniminin doğru zamanlama ve doğru  olanaklarla, doğru   yönlendirmelerle çok kolay olduğuna tanık olduktan sonra.

Ve zaten bir dili yasaklamak,bir insanın soyağacını istemeden ya da farkında olmaksızın komple reddetmesi gibi  acı duygular yaratmışken..Sadece kürtçe değil,diğer dillere de yabancı kalmadık mı?...Düşünsenize bugün Türkiye'de 70 milyon olan biz, türkçe,kürtçe,osmanlıca,arapça ve fa rsça ve hatta latince,hatta ek olarak rumca ve ermenice,ne ediyor bilemediniz 5 dili birden konuşabilen bir milleti temsil edebilseydik ?

Resmi dilimizin türkçe oluşunu  kabulunde herkes hemfikir;herkes türkçe konuşuyor ve konuşmaya da devam ediyor olurdu
 ; ek dil olarak kaç dil biliyor olurduk,,misal Lübnanlılar gibi,,tabii bu kadar dil bildiler de nooldu Lübnan'da ya da misal Afrikalılar multilingual oldular da nooldu? denilebilir ama  burası ANADOLU,, ,geniş spektrumlu bir kültürel bileşke bu toprakları binlerce yıldır sulamış,bunun farkındalığını özümsetmek gerekmez mi insanımıza?,,,,

Ve hem de şahsına munhasır bir siyasi ve jeostratejik konumdaki Türkiyemiz insanının elbirliği,gönül birliği sanki denk gelmez mi Avrupa Birliğine?sistemimizin iyileştirilmesi ve eğitimiz en ücra köylerimize taşınması esnasında bu konu da ele alınabilir ,miltulingual bir toplum ,,ve anaçatı olarak da;resmi dil olarak da türkçenin sürekliliğinin gereği çünkü burası Türkiye.Öteki konu ise,,,tüm televizyon kanallarımızda görülüyor; elllerinde çeşitli yabancı marka silahlarla koşturup duran ve bu toprakların askerini öldürecek kadar gözü dönmüş gençler hatta ufaklıklar dağlarda,, bunlar terörist olmuşlar,ne adına,kimin adına?
 

 

İsteğini silah zoruyla yaptırmak en basitinden ilkel-vahşi-hayvansı bir tercihtir ve veya iç-dış mihrakların tahrikiyle toprak talebinin göstergesidir ki bu da zaten Türkiye'nin kürt dahil hiç bir vatandaşının istekleriyle hiç bir şekilde bağlantılı değildir ama bakıyoruz medyadaki kimi tartışmalara, çoklukla o kadar büyük bir konumlama hatası yapılıyor ki, insan şoke oluyor..
Her zaman her ülkede ,,eğer ki farklı köklerden gelme insanlar bir araya gelmişlerse,ki sanırım eskimolar,japonlar,çinliler ve şu an unuttuğum bir kaç ülke  haricindeki ülkelerde çeşitli genetik kaynaşımlar demografik verilerle sabit ,,ille de hepsinde uçlar varlık gösteriyor,,ille de her ucun bir köktenci,ırkçı,faşist,radikal temsilcileri oluyor.

Bu görüşlerin temel hedef kitleleri ise 20 yaş altı ergenlik çağı veya o dönemden henüz çıkmakta olan gençler...
Asi duruşlar,mesnetsiz duruşlar ve kendini var etme ya da kanıtlama psiklolojisiyle katılıyor bu kitle bu faşizm kervanına..Bu kervana  bir şekilde çaresiz bırakılmış,sahipsiz gençler de eklemleniyor mutlaka.

Faşizm de antitez olarak terörü ve hatta dünya savaşlarını çıkarıyor karşısına.

Ama  burada anılan teröristlerin söylemleri karmakarışık...aslında söylemleri bile yok ve aydınlarımızın işaret ettikleri sorunlarla bağlantı kurabilecek konumda da değiller.

Ve unutmadan eklemeli;

eğer  kürt sorunu var demişse ille de intellijensiyamız,,o zaman eksik bırakmayıp bu tanımlamayı ,,türk sorunu da var demelidirler:çünkü bir sorun adı atılıyor ortaya ama bu adlandırma sorunu  eksik tanımlamaya neden oluyor.Yani ırkçılık faşizan dayatmalar tez ve antitezi birlikte içerir tanımı gereği.

 Ancak altını çok kalın çizmek gerekir ki  doğuda yaşayan kürt kökenli veya kürt vatandaşlarımızın bu tür entelektüel konumlama hatalarıyla ve felsefi söylemlerle yakından uzaktan ilgileri yoktur,

Ve ne faşizmin ne de terörizmin insanlıkla hiçbir ilgisi yoktur.

Doğudaki insanımız, batıdan kopuk yaşatılmaktan ve yaşıyor olmaktan dolayı taa Osmanlı devrinden beri muzdaripler..Jeostratejik konumlarından dolayı muz feodal yöntemler engel olmaktadır arzu edilen çağdaş yaşama,,,

Tabi ki  her sistem(faşist sistemler hariç) ilk çıkış noktasında döneminin eksikliklerini gidermek adına,adaletli bir düzen adına saf ve güzel niyetler barındırır bünyesinde ve zaman içinde de kendini çağın gereksinimlerine göre yenileyemediğinde suistimale açık kalır  çoğu kurallarıyla....ve kimi insanlar da çeşitli nedenler yüzünden statukoyu tercih edip faşizmin acımasız çarkının dişlileri oluverir .

1927'den beri bekliyor doğudaki insanımız, batımızın kalkındığı kadar kalkınabilmeyi ve tabii ki dillerini de özgürce konuşup şarkılarını Türk radyo ve televizyonlarında dinlemeyi ama emin olun ‘’orda bir köy var uzakta’’ dizelerinden beste yapmayacaktır doğudaki insanımız ,,

Bildiğimiz kadarıyla GAP projesi,DAP projesi,KOP projesi ise henuz hala uygulama aşamasında.

Ve evet,,,,Ege’de,Akdeniz’de denize girmek kolaycılıktır,,, Mardin'de,Diyarbakır'da Urfa'da yol almak  yorabilir,,,o çeşitliliği,zenginliği özümseyebilmek zaman ister,emek ister …..,,

Bir avuç kimi şanşlı kesim ( her kazanan insan, hain kapitalist değildir!)  dışında kalanların belki bir haftalık   tatillerinde emek harcamaya sahiden mecalleri kalmamıştır …

Ortadirek dediğimiz ve batıda yaşadığı için şanslı addedilen güruhun hali de içler acısı değil midir aslında Cumhuriyetin ilk yıllarından beri...kaç kişi yüzebildi ki  hayalindeki denizde?

Zübük’ü yazdığından bu yana Aziz Nesin, çok mu şey değişti Türkiyemizde,,,internette özgürce ve ucuz yollu surf yapabilmek haricinde..?......Hoş,internet sitelerimiz de sansür yemekte….. Bu da başka mesele……………….

 

 

 

                      

Eğitim

 

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Şekerli Ramazan Bayramınız Kutlu olsun

Sevdikleriniz,aileniz ve tüm dostlarınızla nice huzurlu ve sağlıklı bayramlar dilerim

Sayın DemotikE

Kar beyazı (kış yaklaşıyor:))saygı ve sevgilerimle

not:hala çok nadir girebildiğimden bloguma burada bugün için size özel yazdım Sayın DemotikE ,sayfanıza erişemedim.

bayramlarımız siyasete kurban ediliyor,,,herşeyimiz gibi,,,ateizme,agnostizme,budizme  aklınıza gelecek her inanca saygım,saygılar sonsuz,,tarikatlar,kör kütük tapınmalar,despotizm ve faşizm  ve aymazlıklar haricinde,,,elimiz kolumuz bağlı seyrediyoruz sanılmasın,,biz gençlerimizin,, aydın insanlar olmaları için elimizden geldiğince uğraştık,uğraşıyoruz ve umutluyuz

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Rencide Etmek

inançlarla dalga geçerek tabuları yıkamazsınız.
inanç dünyaları  tabular değil alınan eğitimler sonrası yaşantılar,,duygu ve düşüncelerle şekillenir,inançları inanç sahipleri ile alay ederek değiştiremezsiniz.

rencide ederek kişileri değiştiremezsiniz.

rencide ederek sadece kalp kırarsınız.
bunu bilmek için alim olmak şart değil.

Yorum (3) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı